Hayvancılık sektöründe bulaşma hızı en yüksek ve ekonomik zararı en büyük hastalıkların başında şap hastalığı gelmektedir. Halk arasında "satıl" veya "tabak" olarak da bilinen bu hastalık; sığır, koyun ve keçi gibi çift tırnaklı hayvanları etkileyen viral bir enfeksiyondur. Şap hastalığı doğrudan yüksek oranda ölüme yol açmasa da hayvanlarda yarattığı aşırı kilo kaybı, döl verimi düşüklüğü ve süt kesilmesi gibi etkiler nedeniyle işletmeleri iflasın eşiğine getirebilir. Bu yazımızda, şap hastalığının belirtilerini, tedavi yaklaşımını ve çiftliğinizi koruma yollarını ele aldık.
1. Şap Hastalığının Belirtileri Nelerdir?
Hastalığın virüsü vücuda girdikten sonra çok kısa sürede ilk belirtilerini gösterir. Ahırınızda şu semptomları görüyorsanız şap hastalığından şüphelenmelisiniz:
- Yüksek Ateş ve İştahsızlık: Hayvanın vücut sıcaklığı aniden 40-41 derecelere çıkar. Hayvan yemden ve sudan tamamen kesilir, titreme görülür.
- Ağız Salya Akıntısı: En belirgin özelliklerinden biridir. Hayvanın ağzından ipliksi, uzayan, bol miktarda şapırdayan salya akar.
- Ağız ve Dil Yaraları: Diş etlerinde, dilde ve dudakların iç kısmında içi su dolu kesecikler (vesikül) oluşur. Bu keseler kısa sürede patlayarak açık, kırmızı ve çok acı veren yaralara dönüşür. Hayvan acıdan dolayı ağzını oynatamaz.
- Tırnak Arası Yaralar ve Topallık: Hayvanın tırnak aralarında ve öpücük bölgesinde yaralar oluşur. Hayvan yürümekte zorlanır, topallar ve sürekli yatmak ister. Ağır vakalarda tırnağın düşmesi bile görülebilir.
2. Şap Hastalığının Tedavisi Var mıdır?
Şap hastalığı virüs kaynaklı (viral) olduğu için doğrudan virüsü yok eden kesin bir antibiyotik tedavisi yoktur. Tedavi, hayvanın acısını hafifletmek ve yaraların mikrop kapmasını (sekonder enfeksiyonları) önlemek amacıyla destekleyici olarak yapılır:
- Ağız ve Tırnak Bakımı: Ağız içi antiseptik solüsyonlarla (hafif sirkeli su veya potasyum permanganatlı sular) yıkanır. Tırnaklardaki yaralar için dezenfektanlı spreyler ve bakır sülfat (göztaşı) banyoları uygulanır.
- Destekleyici İlaçlar: Veteriner hekim kontrolünde ateş düşürücüler, ağrı kesiciler ve açık yaraların enfeksiyon kapmaması için geniş spektrumlu antibiyotikler vurulur. Yem yiyemeyen hayvanlara serum takviyesi yapılabilir.
3. Çiftliği Şap Hastalığından Korumanın 4 Altın Kuralı
Hastalık rüzgarla bile kilometrelerce uzağa taşınabildiği için koruyucu önlemler hayati önem taşır:
- Aşılamayı Asla İhmal Etmeyin: Korunmanın tek ve en etkili yolu aşıdır. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın her yıl düzenlediği periyodik şap aşılama kampanyalarında tüm hayvanlarınızı istisnasız aşılatın. Yeni gelen hayvanların aşı geçmişini mutlaka sorgulayın.
- Sıkı Karantina Uygulayın: Çiftliğe yeni satın alınan danaları en az 21 gün boyunca ana ahırdan uzak, ayrı bir karantina bölmesinde gözlemleyin. Sağlıklı olduklarından emin olmadan sürüye karıştırmayın.
- Giriş-Çıkışları Kısıtlayın: Çiftliğe yabancı araç, bakıcı veya ziyaretçi girişini engelleyin. Çiftlik ve ahır girişlerine mutlaka içi dezenfektanlı su veya toz kireç dolu paspaslar/havuzlar yerleştirin. Araç tekerleklerini ilaçlayın.
- Temizlik ve Dezenfeksiyon: Ahırları düzenli olarak uygun antiseptik ilaçlarla yıkayın. Şap virüsü asidik ve aşırı bazik ortamlara dayanıksız olduğu için çamaşır suyu veya kireç kullanımı virüsün kırılmasında çok etkilidir.

Mehmet Emin Bey merhaba, şap hastalığı (satıl) bizim bölgedeki bir ahıra geçen ay uğradı ve hayvanların ağzından ipliksi salyalar akmaya başladı. Yazınızda virüs kaynaklı olduğu için kesin bir antibiyotik tedavisi olmadığını çok doğru belirtmişsiniz. Bizim köyde hayvanların ağzındaki o acı veren yaralar için karbonatlı veya sirkeli suyla yıkama yapıyorlar. Bu sirkeli su uygulaması virüsü gerçekten kırar mı, ağız içi temizliğinde fıkhen ve tıbben en doğru karışım oranı ne olmalıdır?
YanıtlaSilOktay Bey merhaba. Halk arasında yaygın olan sirkeli su uygulaması bilimsel olarak çok doğru bir yöntemdir; çünkü şap virüsü asidik ortamlara karşı son derece dayanıksızdır ve asitli temas reaksiyonuyla dış çeperi anında kırılır. Ancak dozaj çok önemlidir. Ağız içi dezenfeksiyonunda %5'lik hafif sirkeli su veya ılık suyla seyreltilmiş potasyum permanganatlı sular tercih edilmelidir. Çok keskin sirke doğrudan açık yaraya dökülürse hayvana müthiş bir acı verir ve stresi artırır. Bu karışımlarla günde iki kez pürmüz spreyi yardımıyla ağız içi yıkanmalı, ardından hayvanın rahat yem yiyebilmesi için ağrı kesici meme içi merhemleri veya gliserin takviyeleri uygulanmalıdır.
SilHocam selamlar, şap virüsünün tırnak aralarında yaralar açıp topallığa yol açtığını ve ağır vakalarda tırnağın düşebileceğini yazmışsınız, bu durum besi danasını tamamen bitiriyor. Çiftlikte tırnaklardaki yaraları kurutmak ve mikropların ilerlemesini engellemek için bakır sülfat (göztaşı) banyosunu önermişsiniz. Bu göztaşı banyosunu ahır çıkışına nasıl kurmalıyız? Karışımın yüzde kaçlık olması tırnakları yakmadan tam dezenfeksiyon sağlar?
YanıtlaSilMustafa Bey selamlar. Bakır sülfat (göztaşı) tırnak aralarındaki şap yaralarını kurutmada en etkili koruyucu hekimlik malzemesidir. Ahır çıkışına veya sağımhane dönüş yoluna hayvanların rahatça içinden geçebileceği, en az 2-3 metre uzunluğunda ve 15 cm derinliğinde beton veya plastik tırnak banyosu havuzları kurulmalıdır. Havuzun içine hazırlayacağınız suyun %3 ila %5'lik göztaşı karışımı (yani 100 litre suya 3-5 kg bakır sülfat) olması idealdir. Bu oran tırnak dokusunu yakmadan mikropları öldürür. Dikkat edilmesi gereken altın kural; hayvanlar göztaşı havuzuna girmeden önce, ayaklarındaki kaba dışkıların temizlenmesi için ön tarafa sadece temiz su dolu bir ilk yıkama havuzu konulmalıdır.
SilYazıda şap hastalığının doğrudan yüksek oranda ölüme yol açmasa da aşırı kilo kaybı ve süt kesilmesiyle işletmeyi batırabileceği uyarısı çok haklı bir tespit. Benim sormak istediğim; son yıllarda ortaya çıkan yeni şap varyantları (SAT-2 veya yeni suşlar) aşılı hayvanlarda da ani buzağı/kuzu ölümlerine yol açabiliyor mu? Genç hayvanları bu yeni varyantlardan korumak için bakanlık aşıları dışında ekstra bir önlem almalı mıyız?
YanıtlaSilCaner Bey. Çok kritik ve güncel bir biyolojik riske değinmişsiniz. Şap hastalığı yetişkin sığırlarda doğrudan yüksek ölüm yapmazken, sütten kesilmemiş genç buzağılarda ve kuzularda doğrudan kalp kasına yerleşerek (miyokarditis) hiçbir belirti göstermeden aniden toplu ölümlere yol açar. Özellikle SAT-2 gibi agresif yeni varyantlar genç hayvanlarda çok tehlikelidir. Korunmak için; doğuma 1 ay kala gebe anaçların şap aşılarının eksiksiz yapılması şarttır ki antikorlar ağız sütüyle buzağıya geçsin. Ayrıca salgın dönemlerinde genç buzağıları ergin sürüden tamamen izole etmek, ahırlarına yabancı bakıcı sokmamak ve altlıklarını çamaşır sulu dezenfektanlarla sürekli steril tutmak yegane çözümdür.
Sil