Besi hayvancılığında kârlılığın en temel ölçüsü, bir hayvanın günde kaç gram et tuttuğudur. Günlük canlı ağırlık artışını (GCAA) yukarı çekmek, besi süresini kısaltır ve en büyük gider kalemi olan yem maliyetini doğrudan düşürür. Türkiye şartlarında ideal bir besi danasının günde ortalama 1.200 ile 1.600 gram arasında kilo alması beklenir. Bu performansın üzerine çıkmak ve işletme verimliliğini maksimuma ulaştırmak için uygulanması gereken bilimsel ve pratik yöntemleri bu yazımızda derledik.
1. Dengeli ve Enerji Yoğunluklu Rasyon Programı
Hayvanların genetik potansiyellerine ulaşabilmesi için önlerine konulan yemin besin değerleri tam olmalıdır. Sadece arpa veya sadece saman vererek yüksek kilo artışı beklemek profesyonel besicilikte yapılan en büyük hatadır.
- Enerji ve Protein Dengesi: Besinin ilk aylarında kas gelişimi için protein ağırlıklı, son aylarda ise et tutumu ve yağlanma için enerji (nişasta) ağırlıklı rasyonlar hazırlanmalıdır.
- Kaba Yem Kesim Oranı: İlerleyen besi dönemlerinde kaba yem oranı (saman, yonca) azaltılmalı, kesif yem (besi büyütme/bitirme yemi, arpa ezmesi) oranı kademeli olarak artırılmalıdır. Ancak işkembe sağlığı için kaba yem hiçbir zaman tamamen sıfırlanmamalıdır.
2. Ad Libitum (Serbest) Yemleme ve Yemlik Yönetimi
Hayvanların günün her saatinde taze ve temiz yeme ulaşabilmesi gerekir. Öğünlü yemleme yerine yemliklerin hiçbir zaman tamamen boş kalmadığı serbest yemleme modeli besi performansını artırır.
- Yem İtme Rutini: Yemliklerin önündeki yemler hayvanlar yedikçe uzaklaşır. Gün içinde yemlerin sık sık (günde en az 4-5 kez) hayvanların önüne doğru itilmesi, tüketimi ve dolayısıyla kilo artışını teşvik eder.
- Taze Rasyon: Günlük verilecek yem miktarı tek seferde değil, sabah ve akşam olmak üzere en az ikiye bölünerek taze şekilde dökülmelidir.
3. Kesintisiz, Temiz ve Kaliteli Su Erişimi
Büyükbaş hayvanlar tükettikleri her 1 kilogram kuru yem maddesi için yaklaşık 4 ila 6 litre suya ihtiyaç duyarlar. Su tüketimi azalan bir dananın yem yemesi de anında durur.
- Otomatik ve Donmasız Suluklar: Ahırlarda her an temiz su sağlayan otomatik suluklar kullanılmalıdır. Kışın suların donması, yazın ise aşırı ısınması engellenmelidir. Suluklar haftada en az iki kez fırçalanarak yosun ve pisliklerden arındırılmalıdır.
4. Konfor, Hayvan Refahı ve Stresin Önlenmesi
Stres altındaki bir hayvan, enerjisini kilo almak yerine stres hormonlarıyla mücadele etmeye harcar. Ahır içi konfor canlı ağırlık artışını doğrudan etkiler.
- Grup Yönetimi: Ahırlardaki hayvanlar yaş, kilo ve ırklarına göre gruplandırılmalıdır. Büyük ve baskın danaların arasında kalan küçük danalar yemliğe yaklaşamaz ve kilo alamaz.
- Kuru ve Yumuşak Zemin: Hayvanların yattığı yerlerin kuru olması şarttır. Çamur ve gübre içinde yatan hayvanlar vücut ısılarını korumak için daha fazla enerji harcar ve bu da et verimini düşürür. Kauçuk yataklıklar veya düzenli altlık serilmesi konforu artırır.
5. Düzenli Parazit Mücadelesi ve Revir Yönetimi
Hayvanın yediği yeme ortak olan iç ve dış parazitler (kurtlar, bitler, keneler) besi performansını %20'ye varan oranlarda baltalar.
- Besi başlangıcında ve besi ortasında veteriner hekim kontrolünde geniş spektrumlu parazit ilaçlamaları mutlaka yapılmalıdır.
- Hafif de olsa öksürük veya topallık gösteren hayvanlar hızla gruptan ayrılıp revire alınmalıdır. Erken tedavi edilmeyen küçük hastalıklar kronikleşerek hayvanın besi dışı kalmasına neden olur.
Özetle
Günlük canlı ağırlık artışını en üst düzeye çıkarmak tek bir etkene bağlı değildir. Kaliteli genetiğe sahip bir danayı, doğru bir rasyonla beslemek, temiz su sağlamak ve konforlu bir ortamda barındırmak işin formülüdür. Bu zincirin tek bir halkası bile koptuğunda çiftliğin kârlılığı sekteye uğrayacaktır.
Hiç yorum yok