25 Ocak 2019

Bal Arıları ve Bilinmeyen Özellikleri

Bal Arıları ve Bilinmeyen Özellikleri
İnsan oğlunun en eski gıda kaynakları arasında olan bal. İlk başlarda doğal ortamdan toplanıp tüketilmesi daha sonralarda  insan oğlunun gelişmesiyle birlikte özel alanlarda yetiştirilip bal üretimini yapan arıları yakından tanıyalım.



Arıların çok bilinmeyen özellikleri inceleyelim.

  1. Kanatları saniye 200 kez çırparlar arılar saatte 24 km hıza ulaşabilirler.
  2. İnsan oğlunun gıda olarak kullandığı tek böcek türüdür.
  3. Arıların gördüğü insanları yüzlerini, özellikleri ve detaylarına dikkat ederler, daha sonra gördüklerinde tanırlar.
  4. Arılar bilinen akisne iki göze sahip sanılmalarına rağmen beş adet gözleri vardır. Işık yoğunluklarını anlamalarına yardımcı olan üç adet gözleri vardır.
  5. Bal arıları iletişime geçmek için dans ederler. Arıların bu dansına sallamak/sallanmak anlamına gelen “waggle” denir.
  6. Bal arıları aynı insanlarda olduğu gibi, onlarında mesleki kaygılarından dolayı strese girer.
  7. Ortalama bir arı kolonisinde 50.000 – 80.000 kadar arı yaşamını sürdürür.
  8. Bir bal arısı günde yaklaşık 2.000 çiçeği ziyaret eder.
  9. Kraliçe arılar ölene kadar, diğer arılardan farklı olarak, sadece arı sütü ile beslenirler.
  10. Bir arı kovanındaki arıların çoğu dişidir, sadece tek kraliçe arı vardır. Erkek arıların ortak ismi “dron” dur birkaç yüz adettir.
  11. Bal arıları 500 gr bal yapması için yaklaşık 2 milyon adet çiçeği ziyaret etmesi ve 88000 km yol kanat çırpmaları gerekir.
  12. Bir arı, yaşamı süresince, bir çay kaşığını 1/12’si kadar bal üretir.
  13. Bal doğal koruyucu özelliğe sahiptir ve içerisinde bakteri üremez.(Mısırda bulunan  mezar içinde  bulunan balın yenebilecek durum olması.)
  14. Arıların yaklaşık 300 milyon yıldır yaşadığı bilinmektedir.
  15. Balı yapan arıların özünü topladığı çiçeklere göre rengi,tadı değişir.



Arılar yok olursa insanlık yok olur.

Dünyada ve Türkiye’de arılar yok olma tehlikesi altında. Aşırı derecede kimyasal ilac kullanımı, tabiyat kaybı, iklim değişiklikleri, bilinçsiz şehirleşme, arılar başta olmak üzere pek çok tozlayıcı türünün sayıları hızlı şekilde azalmasına yol açıyor.

Geriye dönüşü olmayan sonuçlar doğmadan önce gerekli adımları bireysel olarak almaya çalışıp doğayı ve çevremizdeki canlıları korumak için çalışmamız gerekiyor.



Önceki Yazı
Sonraki Yazı

Blog yazmayı uzun yıllardır severek yapmaktayım.

0 Yorum: