Arsiv ‘Kümes Hayvanları’ Kategorisi
Tavşan yavruları için besleme anne sütünü yeteri kadar alması ile başlar. Yavru bir tavşan annesinden 30 ila 45 gün (en azından 3-4 hafta) süt emmesi gerekmektedir. Burada onların yeteri kadar süt emmeleri çok önemlidir. Çünkü anne sütü ile gerekli bağışıklık elemanlarını almaktadırlar. Yavrular bu bağışıklık elemanlarını anne sütü haricinde başka hiçbir besinden alamazlar.
Tavşanımızı doğru bir şekilde besleyebilmek için öncelikle tavşanların sindirim fizyolojisini iyi bilmemiz gerekir. Bir kaç basit bilgiyle aslında tavşanlarda beslenme kaynaklı ishaller ile yine sindirim sisteminde sayıları yanlış beslenme sonucunda hızlı bir şekilde artarak ani ölümlere sebep olan Clostridium türleri gibi bazı zehirleyici mikroorganizmalardan kaynaklanan ölümleri, bağısak tıkanmaları, diş problemleri v.b. bir çok sindirim sistemi kaynaklı hastalığın ortaya çıkışını önleyebiliriz. Bu konulara tavşan hastalıkları bölümünde ayrıntılı olarak değinilecektir. YAZININ DEVAMINI OKU »
Tavşanlarda ortaya çıkabilecek çok fazla sayıda hastalık olmasına karşın, biz öncelikle daha çok tavşanlara özel olan ve tavşanlarda sık gözlenen hastalıkları ele aldık. Öncelikle bilinmesi gereken bir nokta varki; buradaki bilgiler yüzeysel olarak genel bilgilendirme amaçlı verilmiştir.
1. Yeni alınan veya herhangi bir sebeple sürüden ayrı kalan tavşanlar en az 4 hafta süreyle ayrı tutulmalı, hastalık yönünden kontrol edilmelidir. Odaya yeni sürü konmadan önce temizlenip dezenfekte edilmelidir.
2. Düzenli olarak dışkı kontrolü yapılmalıdır.
3. Dişi tavşanlara çiftleşmeden, yavrulara sütten kesimden önce A, E ve K vitaminleri uygulanır. Sütten kesilen tavşanların yem veya suyuna koksidiyostatik ilaç katılır.Yeminizde bu maddeler mevcutsa ek olarak verilmesine gerek yoktur.
4. Mümkünse damızlık sürü ile genç sürü ayrı odalarda beslenmelidir.
5. Fare, rat ve haşerelere karşı mücadele gereklidir. Sineklerin girişini önlemek için pencerelere tel takılmalıdır.
6. Ölen hayvanlarda ölüm sebebi araştırılmalıdır.
7. Yemliklerde kalan yeşil otlar ve sulu yemler günlük olarak uzaklaştırılmalı, dışkı veya idrarla bulaşması önlenmelidir. Yonca unlu yem kullandığınızda bu sorun ortadan kalkmış olacaktır.
8. Küflü, kirli yemler yedirilmemelidir.
9. Doğum kutuları işi bitince temizlenip dezenfekte edilmelidir.
10. İçme suyu kaliteli ve temiz olmalı, suluklar düzenli olarak temizlenmelidir.
TAVŞAN YETİŞTİRİCİLİĞİNİN EKONOMİK ÖNEMİ
Dengeli beslenmenin önem kazandığı günümüz toplumunda doğal olarak hayvansal kaynaklı gıda maddelerinin yeri tartışılmaz. Et üretiminde büyük ve küçük baş hayvan populasyonunun arttırılma olanakları, meralarımız göz önünde tutulacak olursa sınırlıdır. Bu durumda et ihtiyacımızın karşılanmasında bir seçenek olarak evcil hayvan üretiminin büyük bir potansiyel olduğu açıkça görülmektedir. YAZININ DEVAMINI OKU »
Hayvan vücut ısısını aynı konumda tutmak için epey enerji sarf eder. Hayvan vücut ısısı veya şöyle diyelim canlı vücut ısısı inişli çıkışlı olması durumunda canlıda bir problem var demektir. Onun için canlı, vücut ısısını aynı konumda tutabilmesi için pek çok enerji mekanizmasına sahiptir. YAZININ DEVAMINI OKU »
Anthrax (Şarbon) Bacillus anthracis: Sıcak kanlı hayvanların bulaştırdığı hastalığı insanlar derilerinden, solunum yolu veya yiyecekler vasıtasıyla alabiliyor. Hastalık insanda akciğerlerde ödem,deride püstül, iç organlarda kanama, aşırı bitkinliğe neden oluyor. YAZININ DEVAMINI OKU »
Dünya nüfusundaki hızlı artış, beslenme sorununun önemini ortaya koymaktadır. Bu durum yeni kaynaklar aramaya ve alternatif besin maddelerine yönelik araştırma yapmaya ihtiyaç duyulur hale getirmektedir. Ülkemizde hayvansal protein kaynaklarımıza alternatif olabilecek ve endüstri haline gelmiş olan kanatlı yetiştiriciliği içinde tavuk ve özellikle hindi yetiştiriciliği protein açığımızın kapatılmasında önem kazanmıştır. YAZININ DEVAMINI OKU »
Hayvansal kaynaklı protein tüketiminin arttırılması ucuz üretim ile mümkündür. Kanatlı etleri ise bu bakımdan ucuza mal edilebilen hayvansal bir protein kaynağıdır. Su kaynakları bakımından kendine yeterli olan ülkemiz, kaz yetiştiriciliğine son derece elverişlidir. Ülkemizde yapılan kaz yetiştiriciliği de genellikle Kars, Erzurum, Ağrı ve Van gibi doğu vilayetlerimizde yapılmaktadır. Yapılan kaz yetiştiriciliği tamamen köy koşullarında olup sadece ailenin kendi et ihtiyacının bir kısmını karşılamaya yönelik olmaktadır. Bu yüzden kaz eti satarak bundan para kazanan üreticiye rastlamak pek mümkün değildir. Farklı bir yetiştiricilik kolu olarak kaz yetiştiriciliği ülkemizde çok fazla bilinmemekle birlikte Dünya da pek çok ülkede önemli bir yer tutmaktadır. YAZININ DEVAMINI OKU »
TAVUK ve CİVCİV YETİŞTİRİCİLİĞİ
(KÜÇÜK ÇAPTA İŞLETMELER) CİVCİV YETİŞTİRİLMESİ SIRASINDA DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR 
1- Civcivler mutlak surette anaç tavuklardan ayrı ve uzak bir mahalde yetiştirilmelidir.
2- Civcivlerin soylu bir kökten olması gerekmektedir. Civciv veya piliçleri daima ta nınmış bir müesseseden, daha doğrusu elinde bilinen, iyi vasıflı ve yüksek randı manlı damızlık stok bulunduran bir müesseseden almak icabeder. YAZININ DEVAMINI OKU »
Bahçenizde tavuk besliyorsanız her tavuğun kolayca kuluçkaya yatma özelliği kazanmadığını bilirsiniz. Yumurta yaparlar o kadar. Civciv çıkarmak için tavukların kuluçkaya yatma özelliği kazanmasına Anadolu halkı “gurk olmak” diyor. Bir yumurta döneminin bitmesi ile tavukların gurk olması gerekir ama genelde olmazlar. Çoğu tavuk besleyen kişi bu sorundan şikâyetçi. Bir tavuğun kuluçkaya yatması için o tavuğun içgüdülerinin harekete geçmesi lâzım. Bunu nasıl sağlayabilirsiniz aşağıdaki bilgiler yardımcı olabilir. YAZININ DEVAMINI OKU »






