Arsiv ‘Arıcılık’ Kategorisi
Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri aracılığıyla sübvansiyonla kullandırılan hayvancılığa yönelik kredilerde iyileştirme yapıldı.
Köpek hastaligi , kil hastaligi , köpek kisti veya su kesesi gibi isimlerle bilinen hidatidoz dünyanin birçok bölgesinde oldugu gibi kontrolsüz hayvan kesimlerinin fazla oldugu ülkemizde oldukça yaygin olan ve üzerinde dikkatle durulmasi gereken önemli bir ekonomik ve halk sağliği sorunudur.
İlkbaharın ilk günlerinde arıcının kovanlar üzerinde yapacağı çalışmaların, o seneki bal verimi üzerinde çok büyük etkileri olur. Bilinçli bir arıcı ilkbahar bakımını ihmal etmeyerek, arılıktaki problemleri en baştan çözer ve bal toplama mevsiminde arılarını en verimli şekilde çalıştırır.
Verimi yüksek ürün almak isteyen arıcının hedefi, büyük bal toplama mevsimine kadar kovandaki arı sayısını mümkün olduğunca çok artırmak olmalıdır. YAZININ DEVAMINI OKU »
Arının vücudu baş, göğüs ve karın olmak üzere üç bölümden meydana gelir. Arıların bütün vücudu kitinli kalınca bir katmanla örtülüdür. Bu katman bir dış iskelet meydana getirir ve hayvanın iç organlarının korunmasını sağlar. Ayrıca arıların vücudu sık bir tüy tabakasıyla kaplıdır. YAZININ DEVAMINI OKU »
Bal Arılarının İlkbahar Bakımı
Kış aylarında arıların faaliyetleri çok sınırlıdır. Arılarda aktif dönem kışın sona ermesiyle yeniden
başlar. İşçi arılar temizlik uçuşu yaparak dışkılarını kovan dışına bırakırlar. Soğuk ve şiddetli geçen kış aylarında bazı kolonilerde ağır kış kayıpları meydana gelebilir, ana arı kayıpları olabilir ve bunun sonucunda da koloni düzeni bozulabilir. Bu nedenle arıcılar erken ilkbaharda, hava koşullarının uygun olduğu öğle saatlerinde koloni kontrolleri yapmalı, anasız ve zayıf kovanları gözden geçirerek önlem almalıdırlar. Arıların doğal koşullardan en iyi şekilde yararlanması ve bal üretmesi için iyi bir bakım, yeterli besleme ve koloninin bilinçli biçimde yönetimi şarttır. İlkbahar bakımında yapılacak işler aşağıda özetlenmiştir. YAZININ DEVAMINI OKU »
OĞUL NEDİR?
Koloni olarak yaşayan arılar yine koloniler şeklinde bölünerek çoğalır. Bu bölünme bir kısım arının, ana arıyla birlikte kovanı terketmesiyle oluşur. Koloninin bu şekilde bölünmesine oğul çıkarma denir. Kovanı terkeden yeni koloni ise oğul arısı şeklinde isimlendirilir.
Oğul mevsimi arıcının arılıkta en yoğun çalıştığı dönemlerden birisidir. Bu süre içinde kovanların kontrolü iyi yapılmalı ve günün belirli saatlerinde muhakkak arılıkta bulunmaya dikkat edilmelidir. YAZININ DEVAMINI OKU »
Arılarda Hırçınlık
Arı kolonilerinin hırçın ya da sakin oluşu genelde sahip olunan arı ırkayla ilgilidir. Aynı arılıkta bazı aileler son derece sakin davranıp arıcıyı sokma davranışı göstermezken, bazı arılar ise son derece hırçın olurlar. Arılıkta mümkün olduğunca sakin kovanlardan ana arı üreterek çok hırçın olan ve arıcıyı canından bezdiren kovanlara verilmelidir.Eğer arının hırçınlığı ırk özelliklerinden kaynaklanmıyorsa bu kolonideki bir takım problemlerin işareti olabilir. En büyük problem ise kovandaki besin miktarının kritik seviyeye inmiş olmasıdır. Arazide nektar kaynaklarının bol olduğu dönemlerde arılar genelde çok sakin olurlar.
Arıları genelde hırçınlaştıran faktörler ve dikkat edilmesi gereken hususlar şunlardır:
besiciftligi.com/aricilikta-karsilasilan-problemler-nelerdir.html#more-430″ class=”more-link”>YAZININ DEVAMINI OKU »
Havaların soğumaya başlamasıyla birlikte artık arıları kış düzenine geçirme zamanı yaklaşmış demektir. Sonbaharda alacağımız basit önlemler arı kolonisinin kışı emniyetli bir şekilde geçirmesini sağlar. Sonbaharda güçlü olan bir arı ailesi ilkbahara da güçlü olarak çıkar.
Arazideki bal kaynaklarının kesilmesiyle birlikte ana arının yumurtlaması da yavaşlar. Bal hasadıyla birlikte nüfusu azalan arı kolonisi ballıktan kuluçkalığa iner. Sonbaharda yapılması gereken işler sırasıyla şunlardır:
Petek Güvesi
Genellikle zayıf kovanlara musallat olarak büyük zararlar verir. Büyük petek güvesi (Galleria mellonella) ve küçük petek güvesi (Achroca grisella) olmak üzere iki çeşidi vardır.Büyük petek güvesi sarımsı boz renkte ve orta büyüklükte bir kelebektir. Geceleyin kovanların deliklerinden içeri girerek yumurtalarını çatlaklara, yarıklara ve çerçeve oyuklarına bırakır.
Varroa
Arıcıyı en çok tehdit eden zararlılardan birisidir. Varroa görüntü olarak keneye benzeyen ve arıların kanını emerek yaşayan 1.5 mm uzunluğunda, 1.7 mm genişliğinde bir asalaktır. Arı bitinden farkı; arı biti 6 ayaklı, varroa 8 ayaklıdır.Varroa arıların kurtçuk, larva ve ergin devrelerinde kanlarını emerek yaşar. Varroa zararlısına uğramış yavru ve ergin arılar zayıf ve güçsüzdürler.
Arı Hastalıkları
Arı hastalıkları ve arı zararlıları, bütün canlılarda olduğu gibi, arıların sağlığını ve yaşamını tehdit eder.Arı hastalıklarında koruyucu önlemleri en baştan alarak koloniyi hastalıktan korumak çok önemlidir. Çünkü sonuçta hastalık tedavi edilse bile o sene hastalığa yakalanan koloniden istenen verimlilikte ürün alınamaz. Bu da ekonomik kayıp anlamına gelir.
Bazı hastalıklar koloniyi zayıflatırken, bazıları da tamamiyle yok olmasına neden olur. Çok bulaşıcı ve tehlikeli olan Amerikan Yavru Çürüklüğü ile Varroa hastalıkları, ihbarı zorunlu hastalıklardır. Arılığında bu hastalıkların varlığını farkeden arıcı kanunen yetkililere haber vermek zorundadır. YAZININ DEVAMINI OKU »








